Avrupa’da gezip görebileceğiniz pek çok şehir var, kabul. Ancak çok azı size adımınızı atar atmaz bir orta çağ masalının ya da Harry Potter filminin içine düşmüşsünüz hissi verebilir. İskoçya’nın göz bebeği, Gotik mimarisi ve gizemli sokaklarıyla ünlü başkenti Edinburgh, tam olarak böyle bir yer.
Tarihi dokusunu milim kaybetmemiş Old Town (Eski Şehir) ile Neoklasik tarzın zarafetini yansıtan New Town (Yeni Şehir) arasında mekik dokuyacağınız, viski kokulu ve bol rüzgarlı bir Edinburgh macerasına hazırsanız, aradığınız tüm detaylar bu rehberde!
Edinburgh küçük bir şehir olsa da her köşesinde keşfedilmeyi bekleyen bir tarih yatıyor. Merkez büyük olmadığı için kolaylıkla yürüyerek her yere ulaşım sağlayabilirsiniz. İşte rotanıza kesinlikle eklemeniz gereken ikonik noktalar:
Edinburgh Kalesi (Edinburgh Castle): Sönmüş bir volkanik kayanın üzerine kurulu bu kale, şehrin koruyucusu gibi yükseliyor. İskoçya Kraliyet Mücevherleri’ni görmek ve her gün saat 13:00'te patlatılan tarihi top atışına (One O'clock Gun) şahit olmak için burayı mutlaka ziyaret edin. (Tavsiye: Biletinizi gitmeden günler önce online alın!)
Holyrood Sarayı :İskoç Kraliyet ailesinin resmi ikametgahı görülmesi gereken yapılardan.
Dean Village & Circus Lane :Masalsı sokaklar ve taş evlerle dolu fotojenik bir mahalle. Favori yerlerden. Masalsı sokaklarda yürüş yapmak çok keyifli.
Royal Mile: Edinburgh Kalesi ile Holyrood Sarayı’nı birbirine bağlayan, şehrin can damarı olan tarihi cadde. Cadde boyunca uzanan "close" adlı gizemli, dar ara sokaklara dalmayı unutmayın.
Marys Kings Close: Yer altındaki eski Edinburgh yaşamını keşfedeceğiniz turlar. Tavsiye ederim. Tiyatral bir anlatım eşliğinde tarihi öğreniyorsunuz.
Victoria Street: Renkli dükkanları ve kıvrımlı yapısıyla Old Town’ın en fotojenik caddesi. Harry Potter hayranları burayı hemen tanıyacaktır; zira kendisi meşhur Diagon Yolu’nun ilham kaynağı!
Calton Hill & Arthur’s Seat: Şehri kuş bakışı izlemek için iki harika alternatif. Kolay bir tırmanış ve kartpostallık gün batımı fotoğrafları için Calton Hill; daha aktif bir doğa yürüyüşü ve panoramik manzara içinse sönmüş bir başka volkan tepesi olan Arthur’s Seat sizi bekler. Arthur's Seat için dikkatli olmanız tavsiye edilir. Uzun bir tepe boyunca çıkmanız ve taşlardan geçmeniz gerekecektir. Yağmurlu günlerde kaygan olacaktır. Kayarak düşme tehlikesi atlatan çok kişi vardır. Biri de benim 😂
Scott Anıtı: Walter Scott anısına yapılmış etkileyici bir Gotik anıt.
St. Giles Katedrali:Gotik mimarisiyle dikkat çeken tarihi katedral.
National Museum of Scotland :İskoçya'nın tarihine dair zengin koleksiyonlar sunan müze.
National Galleries of Scotland:Klasik ve modern sanat eserlerinin sergilendiği galeri.
Grassmarket:Eskiden pazar yeri olan tarihi ve renkli bir alan.
Greyfriars Kirkyard Mezarlığı: Sadık köpek Bobby'nin mezarıyla ünlü tarihi mezarlık.
Edinburgh’da aç kalmayacağınız kesin. İskoç mutfağı denince akla ilk gelen şey, milli yemekleri olan Haggis (sakatat, yulaf ve baharat karışımı). Yanında şalgam ve patates püresiyle servis edilen bu lezzete bir şans vermelisiniz. Deniz ürünü seviyorsanız İskoç somonu ve taze midyeler tam size göre. Tatlı olarak ise çay ve kahvenin yanına en çok yakışan tereyağlı kurabiyeleri (Shortbread) denemelisiniz.
Akşam Planı: Şehrin yüzyıllık tarihi pub’larında (özellikle Grassmarket bölgesinde) bir akşam geçirin. Yerel İskoç biranızı veya ünlü İskoç viskilerini yudumlarken, arka planda çalan geleneksel İskoç halk müziğinin (folk music) tadını çıkarın. Eğer biraz heyecan arıyorsanız, şehrin tekinsiz yeraltı mahzenlerinde düzenlenen Hayalet Turları (Ghost Tours) tam size göre!
Havaalanına indiniz, peki merkeze nasıl gideceksiniz? Edinburgh bu konuda oldukça turist dostu. En popüler üç seçenek:
Tramvay (Edinburgh Trams): En risksiz ve konforlu yol. Trafiğe takılmadan 30-35 dakikada Princes Street veya St Andrew Square gibi merkezi duraklara ulaşabilirsiniz.
Airlink 100 (Ekspres Otobüs): Mavi renkli bu çift katlı otobüsler 7/24 çalışıyor. Wi-Fi ve şarj girişleri olan bu otobüsle yaklaşık 30 dakikada ana tren garına (Waverley) varabilirsiniz. - biz bu yolu tercih ettik.
Taksi & Uber: Çok bagajınız varsa terminal çıkışındaki yönlendirmeleri takip ederek taksi veya Uber alanına geçebilir, 20-30 dakikada doğrudan otelinizin kapısına gidebilirsiniz.
Erken Rezervasyon Şart: Edinburgh popüler bir destinasyon olduğu için (özellikle yaz ayları, Noel dönemi ve Ağustos festival zamanı) otel fiyatları çok hızlı yükselir. Rezervasyonunuzu en az 3-4 ay öncesinden yapın.
Asansör Durumunu Kontrol Edin: Old Town'daki tarihi binalarda yer alan butik otellerde veya Airbnb evlerinde her zaman asansör bulunmayabilir. Ağır valizleriniz varsa rezervasyon yapmadan önce bunu mutlaka kontrol edin.
Konaklamamızı Royal Princess Suites'te gerçekleştirdik. Merkezi bir konum ve tarihi dokuya sahip bir binadır. Asansör yoktur.
Alternatif olarak Motel One Edinburgh-Royal Otel ve ibis Styles Edinburgh St Andrew Square önerebilirim. Farklı şehirlerde bu otellerin şubelerinde konaklamalar gerçekleştirdim ve memnum kaldım.
Gelelim en önemli ve dikkat edilmesi gereken kısma. Edinburgh, Birleşik Krallık’a bağlı olduğu için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının seyahat öncesinde Birleşik Krallık Vizesi (UK Visa) alması zorunlu. Artık e-visa kullanılıyor.
⚠️ Kritik Bilgi: Schengen vizesi burada geçerli değildir. Ayrıca Yeşil (Hususi) ve Gri (Hizmet) pasaport sahiplerine de vize muafiyeti uygulanmaz. Yalnızca Siyah (Diplomatik) pasaportlar vizeden muaftır.
Turistik amaçla almanız gereken vize türü Standart Ziyaretçi Vizesi (Standard Visitor Visa). Genellikle en az 6 aylık ve çoklu giriş olarak verilir.
İngiltere vizesinde en önemli kural, Türkiye’de yerleşik olarak ikamet ettiğinizi ve seyahat sonrası geri döneceğinizi kanıtlamaktır.
Pasaport: En az 6 ay daha geçerliliği olan ve en az 2 boş sayfası bulunan pasaport.
Güçlü Bir Finansal Geçmiş: Son 3 aylık aktif, içinde seyahat bütçenizi rahatça karşılayacak bakiye olan banka hesap dökümleri (kaşeli ve ıslak imzalı). Çalışanlar için son 3 aylık maaş bordrosu.
Mesleki Belgeler: Çalıştığınız şirketten alınan izin ve ön yazı belgesi, SGK dökümleri; işverenler için şirket evrakları (vergi levhası, faaliyet belgesi vb.).
Öğrenci ve Ev Hanımları İçin: Birinci derece aile yakınından alınacak İngilizce Sponsor Dilekçesi ve sponsora ait yukarıdaki finansal evraklar.
Seyahat Planı: Uçak ve otel rezervasyonlarınız.
Diğer belgeler: Seyahat sağlık sigortası, ehliyet, tapu, ikametgat, adli sicil belgesi, mezuniyet belgesi, sertifikalar
Her şey online başlıyor. gov.uk sitesine girip gereklilikleri kontrol ederek başlıyorsunuz. visas-immigration.service.gov.uk vermiş olduğum bağlantı ile turistik vize alacaksanız direkt olarak soruları cevaplayarak ilerleyebilirsiniz. Formu doldurup vize harcını ödüyorsunuz. Ardından resmi aracı kurumun sayfasına yönlendirilerek parmak izi ve biyometrik fotoğraf vermek için randevu alıyorsunuz. Hazırladığınız tüm belgeleri randevu gününden önce sisteme dijital olarak yüklüyorsunuz. Randevu günü sadece parmak izi ve fotoğraf işlemleri için merkeze gidiyorsunuz (mülakat yapılmıyor). Vizenin sonuçlanması ortalama 3 hafta (15 iş günü) sürüyor, bu yüzden başvurunuzu son dakikaya bırakmayın!
Hava Durumu: İskoçya’da bir gün içinde dört mevsimi yaşayabilirsiniz. Yanınıza mutlaka rüzgara dayanıklı bir yağmurluk alın. Sert rüzgarlar yüzünden şemsiyeler burada pek işe yaramıyor. Mayıs ayında gitmiş olmamıza rağmen her akşam yağmurluydu. Gün içerisinde dengesiz bir hava durumu var. Gündüz kısa kollu ile gezebilirken güneş battıktan sonra üşüyomeye başlıyorsunuz🙂
Zamanlama: Mayıs-Eylül arası hava en güzel dönemdir. Eğer Ağustos ayında giderseniz dünyanın en büyük sanat festivali olan Edinburgh Fringe’e denk gelirsiniz; şehir harika olur ancak konaklama fiyatları katlanır!
Edinburgh, puslu havası, sokaklarında yankılanan gayda sesi ve tarihi dokusuyla hayatınız boyunca unutamayacağınız şehirlerden biri olacak. Şimdiden iyi yolculuklar!